Euro Dolar’da Geçtiğimiz Hafta

Geçtiğimiz hafta içinde euro dolar paritesi çok güçlü bir destek noktası olan 1.40 seviyesine yaklaştı. Daha geniş bir çerçeveden bakacak olursak, euro’nun dolar karşısında değer kaybetme eğiliminde olduğunu görüyoruz. Bu düşme eğiliminden ötürü gelecek hafta içerisinde euro’nun destek noktasını tekrar tekrar test edeceği bekleniyor. Fakat bilindiği gibi Forex piyasasında kurları yalnızca bir gösterge etkilemiyor bu yüzden gelecek hafta açıklanacak olan makroekonomik göstergelerin de euro dolar paritesinin seyri üzerinde etkisi olacaktır. Çin’in finansal piyasalardaki spekülatif atakları ve bu ataklardan sonra oluşan balonları engellemeye çalışması, Yunanistan’ın bütçe açığı problemleri ve son olarak Başkan Obama’nın piyasalardaki risk iştahını azaltmak için alınmasını önerdiği tedbirler finans dünyasının bu aralar en çok dikkat ettiği konularda başı çekiyor. Yatırımcılar riskli yatırımlarda bulunmak istemedikleri için gelecek hafta piyasalarda riskten kaçınma eğilimi görebiliriz. Benzer şekillde, forex işlemlerinde bulunanlar belirsizliğin ve sürpriz gelişmelerin yaşanabileceği piyasalardan kaçınıyorlar. Gelecek hafta parite için çok önemli olabilecek veriler açıklanıyor. Bu veriler arasında Amerika Merkez Bankası FED’in faiz kararı, Amerika’da işsizlik maaşı başvuruları, iktisadi toparlanmanın göstergesi olan ev satışı rakamları bulunuyor. Beklentiler dışında gerçekleşecek olan veriler paritenin beklenmeyen bir şekilde seyir değiştirmesine sebep olabilir. Olumlu veriler geldiği sürece kur 1.42 düzeyine çıkabilir fakat piyasalarda geçtiğimiz hafta olduğu gibi olumsuz rakamlar geldiği takdirde paritede 1.40 destek noktası kırılabilir ve kur 1.38′lere kadar gerileyebilir.

IMF: Toparlanma Beklenenden Güçlü

KahnIMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn Asya Finans Forumunda yaptığı açıklamada küresel krizden çıkışın beklenenden daha güçlü ve çabuk şekilde gerçekleştiğini ve piyasalarda olumlu havanın yakında eseceğini belirtti. Fakat, işsizlik hala büyük bir problem olarak tüm dünyada yerini almış durumda ve işsizliğin üstesinden gelmek de orta vadede mümkün gözükmüyor. Gelişmiş ülkelerde gelişmekte olan ülkelere nazaran toparlanma daha yavaş oluyor. Dolayısıyla, Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler grubunun krizden daha önce çıkması muhtemel. Tabi bu durumun piyasaya ne şekilde yansıyacacğı oldukça kritik. Ülkeler krizi atlattıklarına inandığı zaman faiz oranlarında arttırıma gidecekler ve bu da o ülkeye doğru sermaye akışını arttıracak, yani o ülkenin para birimine olan talep artacak. Bu bağlamda, eğer IMF Başkanının öngörüleri gerçekleşirse euro, dolar gibi rezerv para birimlerinin değerlerinde orta vadede düşüş görülecektir.

Pound’ta Volatilite Artışı

İngiltere Merkez Bankasının son toplantısından çıkan kararlara göre bir süre daha faizlerde değişikliğe gidilmeyecek. Bununla birlikte, piyasadaki para arzını arttırmak için sürülen £25 milyar pound’un etkilerinin göstermesi hala bekleniyor. Zira enflasyon para arzının artmasına rağmen pek fazla yükselmedi, dolayısıyla ilerde faiz oranlarında arttırıma gidilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Fakat pound’un şu an içinde olduğu durum bir hayli karışık. Her ne kadar Avrupa’dan gelen kötü veriler pound talebini arttırsa da bir yandan da İngiltere’deki yatırımcılar güven ortamının eksikliğinden dolayı pound pozisyonu almak istemiyorlar. Bu durum da beraberinde artan volatiliteyi getiriyor. Orta vadede faizlerin artmasıyla pound’un değer kazanacağı aşikar fakat şimdilik biraz daha temkinli davranmak gerekiyor.