|
Amerikan doları giderek değer kazanıyor. Bugün Birleşik Devletlerden piyasayı etkileyecek bir rapor gelmeyecek fakat İngiltere’de ve Kanada’da açıklanacak olan aylık perakende satış rakamları pound ve Kanada dolarının seyrini değiştirebilir. Bu volatil haftayı nasıl kapatacağımıza bir göz atalım.
İngiltere’de perakende satışlarının geçen aya nazaran yüzde 1.3 artış göstermesi beklendiyse de gerçek rakam 0.3 düşüş olarak açıklandı. Piyasalarda toparlanmaya dair iyi rakamlar alınmasına rağmen İngiltere Merkez Bankası kısa vadede faiz oranlarını değiştirmeyeceğini açıkladı. Euro dolar paritesinin bugün de 1.40-1.42 seviyesinde dalgalanacağı bekleniyor. Fakat, Avrupa’daki sanayi rakamlarının beklenenden yüksek çıkması euronun değerlenmesine sebep olabilir. Yine de bu etkinin kalıcı olmayacağı ve euro dolar ikiliisndeki düşüşün süreceği yönünde bir beklenti hakim forex yatırımcıları arasında.
Amerika piyasaları bugün düne nazaran daha kötü bir gün geçirdi. Geçen aya göre işşizlik maaşına başvuran kişi sayısındaki artış, S&P 500 endeksindeki düşüş ve Başkan Obama’nın bankaların hedge fonlar gibi yatırım araçlarının portföylerinde tutmalarını yasaklanancağını açıklaması piyasaları biraz sarstı. Volatilite bu aralar en çok Asyadaki işlemlerde karşımıza çıkan kelime olsa da bugün Amerika piyasalarında da bu kavram oldukça fazla duyuldu. Zira, euro dolar paritesi bu gelişmelerin öncesi ve sonrasında 1.4143 ila 1.4062 arasında 80 piplik bir değişim kaydetti. Her ne kadar Başkan Obama’nın açıklamasından sonra yatırımcılar riskten kaçınsa da diğer piyasalardan ve IMF’den gelen haberler ile birlikte dolarda satış eğilimi başladı. Fakat, 1.4000 çok güçlü bir destek noktası olduğundan dolar en fazla 1.4090 civarına kadar gerileyebildi. Bu destek noktasının euro dolar paritesini bir süre daha bu seviyenin üstünde tutması bekleniyor.
Bazılarınızın bildiği gibi geçtiğimiz hafta Amerika Emtia Ticareti Komisyonu forex piyasalarına getirilecek olan bir takım düzenlemelerin yatırımcılar tarafından nasıl karşılanacağını araştırdıklarını belirtmişti. Kurumun önerisine göre halihazırda çoğu broker firmanın sahip olduğu maksimum kaldıraç miktarı ve minimum yatırım miktarı dramatik bir şekilde değişebilir. Komisyonun hazırladığı taslağa göre maximum kaldıraç oranı 10:1′e düşürülecek. Öte yandan, forex işleminde bulunabilmek için gereken minimum yatırım miktarı da 10.000 dolara yükselticek. Komisyon şu an sadece kamuoyu araştırması yaptığı için bu düzenlemelerin kısa vadede pek etkisi olmayacak. Ayrıca, yakın zamanda Birleşik Devletlerdeki forex brokerlarının bu düzenlemeler hakkında ortak bir bildiri yayınlayıp tepkilerini ortaya koymaları bekleniyor. Zira, bu düzenlemelerle birlikte forex brokerlarının müşterisi epey azalacakmış gibi görünüyor. Bilindiği gibi, küresel ekonomik krizin patlak vermesinden sonra ekonomi otoriteleri yatırım enstrümanları piyasasındaki denetleme ve düzenleme eksikliğinden şikayet etmiş, Birleşik Devletlerin SPK’sı olan SEC kurumunu ciddi bir şekilde eleştirmişlerdi. Belli ki SEC yaşananlardan ders almışa benziyor fakat forex piyasalarını ayakta tutmak için daha ılımlı ve forex brokerlarıyla ortak paydada buluşulduğu bir düzenleme getirilmesi şart.
Birleşik Devletlerde borsalarda düne göre daha durgun bir gün geçirdi ve günü düşüşte kapattı. Bu düşüşün en önemli sebebi olarak Çin’in bankalara bu ayın geri kalanında borç vermeyin talimatında bulunması olarak gösteriliyor. Bu durum şu an yaşadığımız krizde can simidi olarak sarıldığımız likidite bolluğununda sona ereceğinin bir işareti. Dolayısıyla, Çin küresel ekonomik toparlanmayı yavaşlatabilir. Likiditenin azalıcağı endişesi forex yatırımcılarını dolar almaya itti ve dolar ciddi bir şekilde değer kazandı. Herşeye rağmen, yatırımcılar çoğu hisse senedinin dip noktalarını desteklemeye devam ediyor. Dow Jones endeksinin düşüşte olması ve doların güçlenmesi yatırımcıları farklı enstrümanlara doğru yöneltiyor. Dolarda yaşanan talep artışı altın fiyatları üstünde baskı oluşturarak altının değer kaybetmesine sebebiyet verdi. Çin’in bankalardan kredi vermeye bir sınır getirilmesini istemesi değerli metallerin fazla talep edilmesini baltalayabilir bu da altın fiyatlarının düşmesine neden olabilir.
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn Asya Finans Forumunda yaptığı açıklamada küresel krizden çıkışın beklenenden daha güçlü ve çabuk şekilde gerçekleştiğini ve piyasalarda olumlu havanın yakında eseceğini belirtti. Fakat, işsizlik hala büyük bir problem olarak tüm dünyada yerini almış durumda ve işsizliğin üstesinden gelmek de orta vadede mümkün gözükmüyor. Gelişmiş ülkelerde gelişmekte olan ülkelere nazaran toparlanma daha yavaş oluyor. Dolayısıyla, Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler grubunun krizden daha önce çıkması muhtemel. Tabi bu durumun piyasaya ne şekilde yansıyacacğı oldukça kritik. Ülkeler krizi atlattıklarına inandığı zaman faiz oranlarında arttırıma gidecekler ve bu da o ülkeye doğru sermaye akışını arttıracak, yani o ülkenin para birimine olan talep artacak. Bu bağlamda, eğer IMF Başkanının öngörüleri gerçekleşirse euro, dolar gibi rezerv para birimlerinin değerlerinde orta vadede düşüş görülecektir.
« Önceki Yazılar — Sonraki yazılar »
|